Kadınlar futboldan anlamaz algısını kıran kadın spikerler


A Spor’un dört kadın spikeri; Setenay Cankat, Çiğdem Ceylan, Ceyla Büyükuzun ve Ceyda Dönmez… Güzel oldukları kadar spor konusundaki bilgileriyle de izleyenleri kendilerine hayran bırakıyorlar. Futbol hayatlarının merkezlerinde… Öyle ki, ‘Kadınlar futboldan anlamaz’ mitinin yıkılmasında payları büyük. Erkekleri bile susturacak kadar doğru tespitlerde bulunuyorlar. Kendilerine olan güvenleri ve çalışkanlıklarıyla karşı cinse ceket iliklemekten başka çare bırakmıyorlar.

Kadın kadının kurdudur denilen bir ortamda, birbirlerine destek verip başarılarını alkışlayarak birlikte zirveye tırmanıyorlar. Fanatikliği doğal ama holiganlığı tehlikeli buluyorlar. Kadınlara önerileri de var: “Futbolu erkek arkadaşınızı memnun etmek için değil zevk almak için izleyin.” Erkeklere de gözdağı veriyorlar: “Yıllardır kadınların katılmadığı erkek erkeğe izlediğiniz futbolda artık biz de varız, devir değişti” diyorlar.

Ben de aspor’un hem güzel hem de oldukça iddialı bu dört kadınını biraraya getirdim ve beş kadın olarak koyu bir sohbete daldık. Erkekleri çekiştirdik, bazılarının kulaklarını çınlattık. Bir zamanların maç izlerken ötelenen kadınlarının nasıl şaha geldiğini konuştuk. İşte kadın kadına derin bir futbol muhabbeti…

– Merak ediyoruz, hangi takımlısınız?

– Setenay Cankat: Ben söyleme taraftarı değilim ama Beşiktaş’ın geçen sene oynadığı sistemi sevdim, sempatim var.

– Çiğdem Ceylan: Koyu bir futbol taraftarıyım, fanatik bir taraftarım ama moderatörlük kimliğim nedeniyle tuttuğum takımı söylememeyi uygun buluyorum.

– Ceyla Büyükuzun: Setenay’a katılıyorum. Beşiktaş geçen sezon çok iyi oynadı ama bu sezon yalnız kalmayacak çünkü çok hırslı takımlar var.

– Ceyda Dönmez: Mesai saatleri içinde takım tutmuyorum. Aslında maçlarda büyüdüm, iyi bir taraftarım. Söylememek, objektif kimliğimi bozmamak için daha faydalı.

– Erkeklerin futbol izlerken kadınlara bakışına hatta küçümseyici tavırlarına ne diyorsunuz?

– S.C: Bir keresinde o tür küçümsemeyi karşı cinse ben yapmıştım. Milli takımı izliyoruz. Penaltı mı, taç mı, ofsayt mı diye sorduğunu duydum, inanamadım. Dalga geçtiğini düşündüm ama soruları artıkça gerçekten bilmediğini anladım ve çok yadırgadım. Erkeklerde de olabiliyor yani.

– Ç.C: Ben maçlarda büyüdüm. Bu algı o zamanlar daha çoktu. Kadın spikerlerin sayısının artmasıyla algı da değişti. Erkek izleyicilerin bize saygısı arttı. Taraftarların bize yaklaşımı değişti, saygı gösteriyorlar, bilgi almaya çalışıyorlar.

– C.B: Erkeklerin kadınların katılmadığı, dâhil olmadıkları tek eğlenceleriydi futbol. Önceleri kadınlar ilgi göstermeye başlayınca rahatsız oldular ama sonra alıştılar. Artık kadınların futbol bilmesine saygı duyuyorlar ve hoşlarına gitmeye başladı.

– C.D: Babamın hiç oğlu olmadığı için ben babamla maçlarda büyüdüm. Bu işe başladığımda da profesyonelleştim. Artık o algının değiştiğini düşünüyorum.

– Peki, futbolla ilgilenmeyen biri hayatınızda olabilir mi?

– S.C: Girer ama çok yadırgarım (Gülüyor). Açıkçası erkek arkadaşım da benim kadar ilgili değil. Oturup arka arkaya maç izlemez ama ben keyifle izliyorum.

– Ç.C: Hayatımdaki her erkek futbolla ilgili ama erkek arkadaşım ilgilenmezse yadırgamam. Ancak futbol izlemeyerek bu kadar güzel bir zevkten nasıl mahrum kalıyor diye düşünürüm.

– C.B: Bence problem olur. Mesleğim gereği izlediklerimin dışında bir de izlemem gereken maçlar var. Dışarıda bile olsam onları kaydedip sonra izliyorum. Erkek arkadaşım futbolla ilgilenmezse nasıl vakit geçireceğiz? İletişim problemi çıkar.

– C.D: Ben bu konuda şanslıyım. Çünkü hayatımda olan kişi futbolla ilgili hatta bunu iş olarak yapıyor. Onun sayesinde benim hayatımda futbolla ilgili büyük bir ufuk açıldı. İlgisi olmasaydı çok zor olurdu. Birlikte stata gidip o heyecanı yaşamak ve futbol üzerine tartışabilmek bile çok güzel.

lll.jpg

“KIZLAR HAYRANLIKLA BAKIYOR”

– Kız kıza maç izliyor musunuz?

– C.B: Geçen hafta maç vardı, kız arkadaşlarım bendeydi, dışarı çıkacaktık. Onlar daha erken çıkmak istiyor tabii ama “Olmaz maç bitmeden çıkamayız” dedim. Ben tek başıma izledim. Kim gol attı diye bakmadılar bile.

– Ç.C: Erkek arkadaşlarım hep fazla oldu benim ve sürekli futbol konuşabildik.

– S.C: En çok annem ve kız kardeşimle maç izliyorum. Oysa annemin futbolla ilgisi yoktu. İşten eve gidene kadar annem, “Setenay koş Cenk attı golü” diye bildirim yapıyor. Maçlara birlikte gidiyoruz.

– C.D: En yakın kız arkadaşımın evlenene kadar futbolla ilgisi yoktu ama şimdi kocasına transfer haberlerini o veriyor. Eşi Barış, “İyi ki spiker olmuşsun da Firdevs seni izleye izleye ofsayt’ın ne olduğunu biliyor” diyor. Artık birlikte oturup maç izleyebiliyorlar.

– Erkek arkadaşlarınızla maç izlediğinizde kız arkadaşları sizi kıskanıyor mu?

– S.C: Muhakkak oluyordur. Ben kendimi yerlerine koyarak düşünüyorum, maçla ilgim falan olmasa kıskanırdım. Çünkü paylaşımlar azalır ama kıskanılması gereken insanlar değiliz.

– Ç.C: Erkek arkadaşlarımın kız arkadaşları var. Onların da futbolla ilgisi oluyor ama şu ana kadar bir kıskançlığa tanık olmadım.

– C.B: Benim çok eski ve kalabalık bir arkadaş gurubum var. Evlenenler de oldu. Hep iç içe olduğumuz için kimsenin öyle bir düşüncesi olduğunu sanmıyorum.

– C.D: Dün bir doğum günündeydim, ilk kez tanıştığım insanlar da vardı. Mesela ben Cedi Osman’ın Anadolu Efes’te oynadığını oradan NBA’e gittiğini biliyorum. Kızlar bunları bildiğimi görünce kıskançlıkla değil de hayranlıkla baktılar.

“FANATİKLİĞİMİZ KALMADI”

– Erkekler de hayranlıkla bakıyor mu?

– S.C: Bakamıyorlar eşleri sebebiyle (Gülüyor). Kadınlar eşlerine beni gösterip “aspor’daki kız değil mi?” diyorlar. “Aaa öyle mi falan” diye cevap veriyorlar. Çünkü önce izin alması gerekiyor. Seviyeli sohbet ettiğimiz seyircilerimiz de oluyor. Güzel olduğumuz için ekrandayız zannediyorlar. Bilgili olduğumuzu da fark edince mesajlar atıyorlar. Seviyeli olanlara cevap veriyorum.

– Ç.C: Ekranda sizden gerçekten bir şey alabiliyorlarsa saygıları artıyor.

– C.B: Beni görür görmez takımlarıyla ilgili sorular sormaya başlıyorlar. Sosyal çevremde hiç futbol konuşmak istemiyorum. Çünkü iş konuşmak gibi oluyor. Bana futboldan anlayan kadına alıştılar gibi geliyor.

– Nasıl maç izliyorsunuz, verdiğiniz aşırı tepkiler oluyor mu?

– S.C: Kendimi kaybettiğim iki maç vardı. Biri Olympiakos-Beşiktaş diğeri Braga-Fenerbahçe maçı. İki maçı da izlerken inşallah beni kimse görmemiştir diye dua ettim. Bir erkek nasıl kendinden geçer, ayağını yere vurur, kumandayı fırlatmak ister ben de öyleydim. Çileden çıktım resmen.

– C.B: Ben çok sakin izlerim. Bu işe girdikten sonra tarafsız oldum. O kadar işin içindeyiz ki fanatikliğim kalmadı. Fanatik olmanın bana bir şey katmadığını da gördüm. Diğer yandan işim gereği tarafsız olmalıydım.

– C.D: Totemlerim vardır. Mesela ayak ayak üstüne atınca gol geliyorsa maç bitene kadar indirmem. Değişebiliyorum maç izlerken.

– Ç.C: Ben sakinim ama milli takımı izlerken heyecanlanırım. Kendimi kaybetmem.

SPOR SPİKERLİĞİNE GİDEN YOL

İçlerinde ekonomi mezunun da var radyo televizyon da. Hiçbirinin ilk işi spor spikerliği değil. Peki, yollar buraya nasıl çıkmış? Soruyorum ve görüyorum ki, yaptığınız işi iyi yapınca bunu görenler mutlaka oluyor.

– S.C: Turkuaz Medya Grubu’nda staja başlamış, sokak röportajları yapıyordum. Bir gün haber koordinatörümüz Yüksel Altıntaş çağırdı ve “Gece spikerliğinde açığımız var” dedi. Sonra aspor’dan Ender Bilgin ve Serkan Korkmaz teklif de bulundu. Bana çok destek oldular, güvendiler. İkinci kez gündeme gelince benim de gönlüm vardı. Benimkisi bir geçiş hikayesi oldu.

– Ç.C: Ekonomi mezunuyum. Spikerlik eğitimi aldım ve bir ekonomi kanalında program hazırlayıp sundum. Sonra aspor kuruluyor dediler ama sporla pek alakam yoktu. Bildiklerimi yeterli buldular. Bilmediğim bir sektörde var olabildiğim için kendimle daha çok gurur duydum.

– C.B: Liseden beri spor spikerliği yapmak istiyordum. Rektörleri ağırladığım bir program yaptım. Sonra spikerlik eğitimi aldım. Bir kulüp TV kanalı açıyordu ve oraya girdim. Kendimi çok geliştirdim. TRTspor’da çalıştım oradan aspor’a geldim. Kimse spor spikeri olmama şaşırmadı.

– C.D: Ben radyo televizyon mezunuyum. Yapımcı olmak istiyordum. A haber program departmanında çalıştım uzun yıllar. Genel müdürümüz Haluk Çimen beni ve bir arkadaşıma ‘Sizi spora alıyorum’ dedi. Sonra da ‘Galatasaray muhabiri olmak ister misin?’ dedi. Bir sene takım muhabirliği yaptım. Ender Bilgin “Muhabirlikten ekran önüne gelmek sana bambaşka bir bakış açısı verecek?” dedi. Böyle çizildi benim yolum.

Sabah

Tepkiniz Nedir?

Harika Harika
0
Harika
Çok Güzel Çok Güzel
5
Çok Güzel
Çok İyi Çok İyi
1
Çok İyi
Çok Acı Çok Acı
1
Çok Acı
Yok Artık Yok Artık
1
Yok Artık
Sinir Bozucu Sinir Bozucu
0
Sinir Bozucu
Twitter Hesabımızı Takip Edin, Tüm Gelişmelerden Anında Haberdar Olun
Bu yazı hakkında Twitter üzerinden bize cevap vermek isterseniz aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Bu yazıyı daha sonra okumak isterseniz Facebook hesabınıza kaydedebilirsiniz.

Yorumlar 0

Facebook Yorumları

Giriş Yap

Hesabın yok mu?
Kayıt Ol

Parolayı Sıfırla

Kayıt Ol

Maç Sonuçları & Canlı Skor ortaklığıyla sunulmaktadır.
İçerik Tipi Seçiniz
Anket
Seçimler ya da Cevaplar İle Sorulardan Oluşan Anket
Hikaye
Yerleştirmeler ve Görünümlerle Formatlanmış Yazı
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Açık Liste
Açık Liste
Derecelendirilmiş Liste
Derecelendirilmiş Liste
Video
YouTube, Vimeo ya da Vine Yerleştirmeleri
Gif
GIF formatı